Şekerin Akıl Sağlığına Zararları

Şekerin Akıl Sağlığına Zararları Şeker yani diyabet hastalığı çağımızda bulunan en sık görülen hastalıklardan birisi haline gelmektedir. Zamanında ki özellikle de genç yaşlarda kişilerin çok fazla tatlı ya da işlenmiş yiyecek tüketmeleri, obezite hastası olmaları ve genetik olarak ailelerinde diyabet hastası olan kişilerin olması gibi etkenlere bağlı olarak kişiler bu hastalığa yakalanmaktadırlar. Şeker hastalığı gibi fiziksel sorunların gelişmesine katkıda buluna bilinmektedir.

Kişiler yüksek oranlarda şeker ya da içeriğinde şeker bulunan maddeler tükettiklerinde bu durum şeker hastalığına yol açabilmektedir. Bu noktada kişilerin çok yoğun miktarlarda şeker tüketmeleri durumunda şekerin akıl sağlığına olan etkileri de sıkça gündeme gelen konular arasında yer almaktadır. Yapılan araştırmalara göre gerçekten de şeker hastalığı, kişilerin fiziksel yaşamalarını ve akıl sağlıklarını son derecede olumsuz bir biçimde etkilemektedir.

Yaşam kalitesinin düşmesi, ruh hali ve öğrenme sorunu gibi olumsuz bir çok etkisinin olduğu da yine yapılan araştırmalar ile birlikte ortaya çıkarılmıştır. Yine kişiler şekere ek olarak bal, pekmez, früktozlu mısır şurubu ve akağaç şurubu gibi şekerli maddeleri de tükettiklerinde akıl sağlığına bu maddelerin de zararları olmaktadır.


Şeker hastalığının kişilerde birçok olumsuz etkilerinin olması elbette ki tartışmaya açık bir durumdur. Ancak özellikle de obezite ile birlikte meydana gelen şeker hastalığı kişilerin gün içerisinde hareket kabiliyetlerini kısıtlamakta ve yaşam standartlarının da düşük kalitede olmasına neden olmaktadır. En basitinden bu durum bile kişilerin son derecede şeker hastalığı ile birlikte ruhsal dengelerini bozabilmekte olan bir durumdur. yani bu basit örnekle bile kişiler şeker hastalığı nedeniyle depresyona kadar girebilmektedirler. Şeker hastalığı akıl sağlığına zararları basit örnekler ile desteklenecek olunur ise şu şekilde olabilmektedir.


1. Depresyon
Kan şekerinin yüksek olması durumunda kişilerde ruh haliyle ilgili olan hastalıklar da beraberinde gelmektedir. Yapılan araştırmalara göre kişilerin yüksek miktarlarda şeker tüketmeleri depresyon ve şizofreni riskini de bir o kadar artırmaktadır. Bu bağlantıyı araştırmacıların desteklemekte oldukları teoremleri de bulunmaktadır. Şeker hastaları, depresyon hastaları ve şizofreni hastaları olan kişilerde düşük miktarda “BDNF” isimli bir hormonun etkileri başlamaktadır. Yine bu kişilerde bağışıklık sistemleri, beyni ve diğer vücuttaki sistemleri etkilemektedir. Kronik bir inflamasyonun kökeninde olan bu etkenler bulunmaktadır. Yani şeker hastalığı olan kişilerde depresyon olma riski de normal bireylere göre daha yüksek orandadır.


2. Kaygı Bozukluğu
Diyabet hastalığı olan kişilerde kaygı bozukluğu olma oranı da normal kişilere göre daha da yüksek bir oranda olmaktadır. Bu hastalık kişilere doğrudan olacak bir şekilde kaygı bozukluğuna neden olmamakla birlikte kaygı bozukluğunun etkilerini göstermektedir. Şeker hastası olan kişilerde stresle baş etme yöntemi normal kişilere göre genel olarak çok daha zayıf olmaktadır. Yine bu hastalık kişilerde düşünme zorluğu, bitkinlik ve bulanık görme gibi sorunları da tetikleyen bir hastalıktır. Yine bu sorunlar kişilerin kaygıları karşısında panik olmaları ve endişe durumunda kaygı bozukluğu olması gibi sorunlardan dolayı meydana gelmektedir.

Yine kişilerin yüksek şeker tüketimi ile diyabet hastası olmaları durumunda kaygı bozukluğunu etkileyen titreme ve tansiyon hastalığı da meydana gelebilmektedir. Yine fareler ile yapılan araştırmalarda sükro ile beslenen farelerde kaygı bozukluğu meydana geldiği görülmüştür. Kişilerin beslenmelerinde yapacakları değişiklikler bu noktada kaygı bozukluğunu tamamen gideremeyecekken ancak yine de belirtilerini büyük ölçüde azaltabilmektedir. Yine kişilerin yapacakları beslenme değişiklikleri vücutlarında enerjilerini artırarak stresle mücadele etmek konusunda daha iyi olmalarına neden olabilmektedir.


3. Hafıza Ve Öğrenme
Şeker hastalığının sebep olduğu durumlardan bir tanesi de kişilerde bilişse yetkilere de etki etmesidir. Yapılan deneylerde früktoz ile beslenen farelerin 6 hafta sonunda labirentten çıkma yolunu unuttukları görülmüştür. Yani kişilerin şeker tüketmeleri halinde hafıza ve öğrenme konusunda da sorun yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Şeker hastalığı akıl sağlığı etkileri ine bu konuda da kendini göstererek kişilere bir uyarı olmaktadır. Özellikle de şeker hastası olan kişilerin hafıza ve öğrenme algılarında da sorun yaşamamaları adına beslenmelerine ve diyetlerine son derecede dikkat etmeler gerekmektedir. Yine kişilerin bu aşamada omega-3 tüketimine de önem vermeleri gerekmektedir. Şeker tüketimi direk olarak bu konuları etkilemese bile yine de tetiklemektedir. Bu nedenle kişilerin şeker tüketiminin olumsuz etkilerini kesinlikle hafife almaları gerekmektedir.

Canan karatay hocanın anlatımıyla sizlerle.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.